Dozaj ve diyafram (metering) pompaları, endüstriyel proseslerin görünmeyen ama vazgeçilmez kahramanlarıdır. Su arıtma tesislerinde klor dozajından, gıda sektöründe katkı maddesi enjeksiyonuna, kimya endüstrisinde asit ve baz beslemesinden ilaç üretiminde miligram hassasiyetli reaktif ilavesine kadar pek çok kritik noktada bu pompalar görev yapar. Burada belirleyici olan ham güç değil; her stroku tekrar tekrar aynı hacimle taşıyabilen, kesintili görevde ısınmadan çalışabilen ve korozif ortamlara dayanabilen bir tahrik sisteminin doğru kurgulanmasıdır. Bu yazıda diyafram pompa tahrikinde motor seçiminin neden basit bir "kaç kilovat" hesabından çok daha fazlası olduğunu, hangi parametrelerin sistem doğruluğunu belirlediğini ve doğru motoru seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini ele alıyoruz.
HEM Motor olarak, küçük güçlü ancak yüksek hassasiyet gerektiren dozaj uygulamaları için doğru motoru seçmenin, koca bir tesisin proses kalitesini belirleyebileceğini biliyoruz. Bir dozaj pompasının kalbinde yer alan motor, çoğu zaman birkaç yüz vatlık küçük bir makinedir; ancak bu küçük motorun karakteristiği, doğru seçilmediğinde ürün kaybına, proses sapmasına ve hatta güvenlik risklerine yol açabilir. Bu nedenle dozaj pompası motoru seçimini, gücün ötesinde bir mühendislik problemi olarak ele almak gerekir.
Diyafram Pompasının Çalışma Prensibi ve Debinin Belirlenmesi
Diyafram pompası, esnek bir membranın ileri geri hareketiyle sıvıyı emen ve basan pozitif deplasmanlı bir pompa türüdür. Motorun döner hareketi, bir krank-biyel mekanizması ya da eksantrik kam aracılığıyla diyaframın doğrusal strok hareketine dönüştürülür. Diyafram geri çekildiğinde emme valfi açılır ve pompa odası sıvıyla dolar; diyafram ileri itildiğinde ise emme valfi kapanır, basma valfi açılır ve sabit bir hacim sistem hattına aktarılır. İşte bu noktada dozaj pompalarının en kritik özelliği ortaya çıkar: her strok, sabit ve tekrarlanabilir bir hacim taşır.
Bu mekanik gerçeklik, debinin matematiksel olarak son derece öngörülebilir olmasını sağlar. Diyafram pompasında debi, strok sayısı ve strok boyuyla doğru orantılıdır. Yani birim zamandaki toplam debi, her strokta taşınan hacim ile dakikadaki strok sayısının çarpımına eşittir. Strok hacmi ise diyafram çapı ve strok boyunun bir fonksiyonudur. Bu ilişki şu şekilde özetlenebilir:
- Strok hacmi: Diyafram etkin alanı ile strok boyunun çarpımı; pompanın her kursta taşıdığı sabit sıvı miktarı.
- Strok sayısı (frekans): Motorun devri ve aradaki mekanizma oranıyla belirlenen, dakikadaki kurs sayısı.
- Toplam debi: Strok hacmi ile strok sayısının çarpımı; debinin doğrusal olarak ayarlanabilmesini sağlayan temel ilişki.
Bu doğrusal ilişki, dozaj pompalarının neden bu kadar hassas debi ayarına izin verdiğini açıklar. Strok boyunu mekanik olarak kısıtlayarak ya da motor devrini bir frekans sürücüsüyle değiştirerek debiyi son derece ince adımlarla ayarlamak mümkündür. Motor seçiminde bu noktayı kavramak hayati önem taşır: motorun devir kararlılığı doğrudan debi kararlılığına yansır. Devri dalgalanan bir motor, dalgalanan bir doz anlamına gelir.
Neden Küçük Güç Yeterlidir? Dozaj Uygulamalarında Güç Hesabı
Dozaj pompalarının çoğu, gücü kilovat değil vat mertebesinde olan motorlarla tahrik edilir. Bunun nedeni, pompanın taşıdığı sıvı debisinin tipik olarak düşük olmasıdır. Saatte birkaç litreden birkaç yüz litreye kadar değişen debiler, basınç ne kadar yüksek olursa olsun, görece düşük hidrolik güç gerektirir. Hidrolik güç, debi ile basma yüksekliğinin çarpımına bağlıdır; debi küçük olduğunda, yüksek basınçlarda dahi gereken güç sınırlı kalır.
Ancak "küçük güç" ifadesi yanıltıcı olmamalıdır. Düşük güç, ihmal edilebilir bir motor seçimi anlamına gelmez; tam tersine, motorun karakteristik özelliklerinin doğru seçilmesini zorunlu kılar. Küçük güçlü bir motorda bile kalkış torku, devir kararlılığı, ısınma davranışı ve koruma sınıfı, sistemin doğruluğunu ve ömrünü belirler. Pompa, basma valfinde biriken basınca karşı her strokta yük altında kalkış yapar; bu nedenle motorun yeterli kalkış torku üretmesi kritiktir. Asenkron motor teknolojisi, bu uygulamalarda dayanıklılığı ve bakım kolaylığı nedeniyle sıklıkla tercih edilir.
Doğru güç seçimi yaparken yalnızca nominal işletme noktasını değil, en kötü senaryoyu da göz önünde bulundurmak gerekir. Viskoz sıvılarda, soğuk başlangıçlarda ya da basma hattında ani basınç artışlarında pompanın çekeceği güç anlık olarak yükselebilir. Bu nedenle motorun, hesaplanan hidrolik gücün üzerinde bir güvenlik payıyla seçilmesi sağlıklıdır. HEM Motor stoklarında yer alan farklı güç kademelerindeki motorlar, dozaj uygulamalarının bu özel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geniş bir yelpaze sunar.
Kesintili Görev (S3, S4) ve Motorun Isınma Davranışı
Dozaj uygulamalarının en ayırt edici özelliklerinden biri, çoğunlukla kesintili görev tipinde çalışmasıdır. Bir su arıtma tesisinde dozaj pompası, ölçülen değere göre devreye girip çıkabilir; bir kimyasal proseste ise belirli aralıklarla beslemenin yapılması gerekebilir. Bu çalışma rejimi, motorun sürekli görev (S1) değil, kesintili periyodik görev (S3) ya da başlatma içeren kesintili görev (S4) sınıflarında değerlendirilmesini gerektirir.
Görev tipi neden önemlidir? Çünkü motorun ısınması, çalışma ve durma sürelerinin oranına doğrudan bağlıdır. Sürekli çalışan bir motor, kararlı bir termal dengeye ulaşır ve nominal sıcaklığında işler. Buna karşılık sık sık durup kalkan bir motor, her kalkışta yüksek akım çeker ve bu akım ısı üretir. Eğer durma süreleri motorun yeterince soğumasına izin vermiyorsa, ardışık kalkışlar sargıyı kümülatif olarak ısıtır. İşte bu noktada görev faktörü ve devreye girme sıklığı kritik hesap parametreleri haline gelir.
- S3 - Kesintili periyodik görev: Belirli bir görev periyodu içinde çalışma ve durma sürelerinin tekrarlandığı, kalkış akımının termal etkisinin ihmal edilebildiği rejim.
- S4 - Başlatma içeren kesintili görev: Kalkışın sık ve termal etkisinin belirgin olduğu, motorun kalkış akımı ısınmasının hesaba katılması gereken rejim.
- Devreye girme sıklığı: Saatteki başlatma sayısının motor ömrü ve ısınma üzerindeki etkisini belirleyen, sürücü kullanımıyla yumuşatılabilen parametre.
Sık devreye giren dozaj sistemlerinde, motorun bir frekans sürücüsüyle yumuşak kalkış yaptırılması hem mekanik yükü hem de termal stresi azaltır. Bu yaklaşım, motorun ömrünü uzatırken aynı zamanda debi ayarında ek bir esneklik de sağlar. Devri sürücü üzerinden değiştirerek strok frekansını kademesiz ayarlamak, mekanik strok ayarına göre çok daha hassas bir doz kontrolü sunar.
Korozif Ortam Koruması: IP Sınıfı, Yalıtım ve Malzeme Seçimi
Dozaj pompaları, doğaları gereği agresif kimyasallarla aynı ortamda çalışır. Klor, asit, baz, hipoklorit ve çeşitli proses kimyasalları, hem buhar hem de sıçrama yoluyla motora ulaşabilen korozif etkenlerdir. Bu nedenle dozaj motoru seçiminde koruma sınıfı, sıradan bir uygulamadan çok daha fazla önem taşır. Motorun gövdesine giren nem ya da kimyasal buhar, kısa sürede sargı yalıtımını bozar ve motoru kullanılmaz hale getirir.
Burada devreye IP koruma sınıfı girer. Tozlu ve nemli ortamlar için en az IP55 koruma sınıfı önerilirken, doğrudan sıçramaya ya da yıkamaya maruz kalan dozaj istasyonlarında IP56 ya da daha üst sınıflar tercih edilmelidir. Koruma sınıfının yanı sıra motor gövdesinin malzemesi de kritik bir karardır. Korozif ortamlarda alüminyum gövde yerine, daha dayanıklı koruma ve gerektiğinde özel kaplama uygulanabilen pik döküm gövdeler tercih edilebilir.
Yalıtım sınıfı da göz ardı edilmemelidir. Standart F sınıfı yalıtım, çoğu dozaj uygulaması için yeterli termal rezerv sunar; ancak yüksek ortam sıcaklığında ya da sık kalkışlı rejimde H sınıfı yalıtıma sahip motorlar daha güvenli bir tercih olur. Sargı yalıtımının kalitesi, motorun korozif ortamdaki gerçek ömrünü belirleyen en önemli faktörlerden biridir. HEM Motor'un sunduğu farklı koruma ve yalıtım sınıflarındaki motorlar, dozaj uygulamalarının bu özel gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanmıştır.
Korozyona Karşı Alınabilecek Ek Önlemler
- Motor gövdesinin kimyasallara dayanıklı epoksi ya da özel boya ile kaplanması.
- Mil ucunda paslanmaz çelik tercih edilmesi ve uygun yağ keçesiyle sızdırmazlığın sağlanması.
- Klemens kutusunun ek conta ve kablo rakorlarıyla agresif atmosfere karşı tam yalıtılması.
- Motorun mümkünse kimyasal sıçrama hattının dışına, koruyucu bir muhafaza içine konumlandırılması.
Mekanizma Türleri ve Motorun Bağlantı Biçimi
Diyafram pompalarında motorun döner hareketini diyaframın doğrusal strok hareketine dönüştüren mekanizma, sistemin doğruluğu ve verimliliği açısından belirleyicidir. En yaygın çözüm, motorun mili üzerine yerleştirilen bir eksantrik ya da krank-biyel düzeneğidir. Bu düzenek, her motor turunda diyaframı bir kez ileri bir kez geri hareket ettirir. Dolayısıyla strok frekansı, motor devri ile mekanizma oranının bir fonksiyonudur. Motor devrindeki her sapma, doğrudan strok frekansına ve dolayısıyla debiye yansır.
Bazı dozaj pompalarında motor ile mekanizma arasında bir redüktör yer alır. Redüktör, motorun yüksek devrini düşürerek strok frekansını uygulamanın gerektirdiği değere indirir. Bu durumda motor seçimi, redüktörün giriş devrine ve torkuna göre yapılır. Redüktörlü sistemlerde motorun düşük devirde dahi yeterli tork üretmesi önemlidir; aksi halde diyafram, basma basıncının yüksek olduğu anlarda zorlanır. Asenkron motor ile redüktörün uyumlu seçilmesi, dozaj pompasının tüm debi aralığında kararlı çalışmasını sağlar.
Solenoid tahrikli dozaj pompalarından farklı olarak, motor tahrikli diyafram pompaları sürekli ve kararlı bir debi profili sunar. Solenoid pompalar darbeli bir akış üretirken, motor tahrikli sistemler daha düzgün bir akış sağlar ve yüksek debi ile yüksek basınç gerektiren uygulamalarda öne çıkar. Bu nedenle endüstriyel ölçekli dozaj uygulamalarında motor tahrikli çözümler tercih edilir. Motorun karakteristiği, bu sürekli akışın kalitesini doğrudan belirler.
- Eksantrik/krank mekanizması: Motorun döner hareketini diyaframın doğrusal strok hareketine dönüştüren temel düzenek.
- Redüktörlü tahrik: Yüksek motor devrini düşürerek uygun strok frekansını sağlayan, düşük devirde yüksek tork sunan çözüm.
- Doğrudan tahrik: Motorun mekanizmaya doğrudan bağlandığı, devir kontrolünün sürücüyle yapıldığı kompakt çözüm.
Bakım, Ömür ve Yedek Parça Açısından Motor Seçimi
Dozaj sistemleri çoğu zaman kritik proseslerin parçasıdır ve uzun süre kesintisiz çalışması beklenir. Bu nedenle motor seçiminde yalnızca ilk performans değil, uzun vadeli bakım ve ömür de göz önünde bulundurulmalıdır. Korozif ortamda çalışan bir motorun rulmanları, yağ keçeleri ve sargı yalıtımı zamanla yıpranır. Bakımı kolay, yedek parçası ulaşılabilir ve dayanıklı bir motor seçmek, sistemin toplam sahip olma maliyetini düşürür.
Standart bir asenkron motor, bu açıdan büyük avantaj sunar. Yaygın olarak bulunan rulmanları, sade yapısı ve onarılabilir tasarımı sayesinde uzun yıllar hizmet verir. Korozif ortamlarda ise motorun yağ keçesi ve sızdırmazlık elemanlarının periyodik kontrolü, motorun içine nem ve kimyasal buharın girmesini engeller. Bu basit bakım disiplini, motorun ömrünü kat kat uzatır. HEM Motor olarak, dozaj uygulamaları için seçtiğiniz motorun yalnızca bugünkü ihtiyacınızı değil, gelecekteki bakım kolaylığınızı da karşılamasını öneririz.
Yedek motor bulundurmak da kritik dozaj uygulamalarında akıllıca bir stratejidir. Bir motor arızası, tüm prosesin durmasına yol açabilir; bu nedenle yaygın ve stoklarda kolayca bulunabilen standart bir motor tipi seçmek, arıza durumunda hızlı müdahale imkânı sağlar. Geniş stok yapımız, dozaj uygulamalarınız için ihtiyaç duyduğunuz motoru hızla temin etmenize olanak tanır.
Hassas Debi Kontrolü: Motorun Doğruluğa Katkısı
Dozaj uygulamalarında doğruluk her şeydir. Bir su şebekesine fazla klor verilmesi sağlık riski yaratırken, eksik verilmesi dezenfeksiyon yetersizliğine yol açar. Gıda ya da ilaç üretiminde ise yanlış dozaj doğrudan ürün kalitesini ve güvenliğini etkiler. Bu nedenle dozaj pompasının her strokta tam olarak öngörülen hacmi taşıması beklenir. Motorun bu doğruluğa katkısı, devir kararlılığı üzerinden gerçekleşir.
Yük altında devri sabit kalan bir motor, strok frekansını da sabit tutar ve böylece debiyi öngörülebilir kılar. Eğer motor, basma basıncındaki değişimlere karşı devrini koruyamıyorsa, debi de dalgalanır. VFD frekans sürücüsü ile tahrik edilen sistemlerde, sürücünün kapalı çevrim kontrol yeteneği sayesinde devir, dolayısıyla debi son derece kararlı tutulabilir. Bu, özellikle orantısal dozaj gerektiren uygulamalarda büyük avantaj sağlar; ölçülen bir parametreye (örneğin debi ya da konsantrasyon) göre dozun anlık olarak ayarlanması mümkün olur.
Sürücü kullanımının bir diğer avantajı, motorun düşük devirlerde dahi yeterli torku üretebilmesidir. Geniş bir debi aralığında çalışması gereken dozaj sistemlerinde, motorun en düşük devirde bile diyaframı zorlanmadan hareket ettirebilmesi gerekir. Bu nedenle motor ile sürücünün uyumlu bir çift olarak seçilmesi, sistem performansının anahtarıdır.
Doğru Motoru Seçerken İzlenecek Yol
Dozaj ve diyafram pompası motoru seçimini sistematik bir yaklaşımla ele almak, hem ilk yatırım hem de işletme açısından en doğru sonucu verir. Aşağıdaki adımlar, doğru tahrik sistemine ulaşmanızı sağlayacak bir çerçeve sunar:
- Debi ve basınç aralığını belirleyin: Minimum ve maksimum debi ile karşı basınç değerlerini netleştirerek hidrolik güç ihtiyacını hesaplayın.
- Görev tipini tanımlayın: Pompanın sürekli mi yoksa kesintili mi çalışacağını, saatteki devreye girme sayısını belirleyin.
- Ortam koşullarını değerlendirin: Kimyasal türü, sıçrama riski, ortam sıcaklığı ve nem seviyesine göre IP ve yalıtım sınıfını seçin.
- Kontrol yöntemini kararlaştırın: Sabit debi mi yoksa orantısal/değişken debi mi gerektiğini belirleyerek sürücü kullanımına karar verin.
- Güvenlik payı bırakın: Hesaplanan gücün üzerinde uygun bir rezerv bırakarak en kötü senaryolara karşı güvence sağlayın.
Bu adımları izleyerek seçeceğiniz motor, dozaj sisteminizin doğruluğunu ve güvenilirliğini uzun yıllar boyunca koruyacaktır. Doğru ürünü belirlemekte tereddüt yaşarsanız, geniş pompa elektrik motorları portföyümüzü inceleyebilir, ihtiyacınıza en uygun çözüm için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Korozif ortamlara yönelik IP koruma sınıfı seçimi konusunda detaylı rehberimiz, dozaj istasyonunuz için doğru kararı vermenize yardımcı olacaktır. Sistemin tahrikini sürücü ile yönetmeyi planlıyorsanız VFD frekans sürücüsü ile asenkron motor uygulamalarına dair içeriğimiz de yol gösterici olacaktır.
Küçük güçlü bir motorun bile doğru seçildiğinde tüm sistemin doğruluğunu belirlediğini unutmayın. HEM Motor olarak, dozaj ve metering uygulamalarınız için doğru karakteristikteki motoru bulmanıza yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız. Geniş ürün yelpazemizi ve mühendislik desteğimizi keşfetmek için ana sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Devreye Alma ve Periyodik Bakım İpuçları
Doğru motoru seçmek, başarılı bir dozaj sisteminin yalnızca ilk adımıdır. Motorun sahada doğru devreye alınması ve düzenli bakımının yapılması, sistemin yıllarca kararlı doz vermesini güvence altına alır. Devreye alma sırasında atlanan küçük bir ayrıntı, ileride debi sapmasına ya da erken motor arızasına yol açabilir. Bu nedenle devreye alma, planlı ve adım adım yürütülmesi gereken bir süreç olarak ele alınmalıdır.
Devreye alma öncesinde motorun dönüş yönü mutlaka kontrol edilmelidir. Krank-biyel ya da eksantrik mekanizmasıyla çalışan bir diyafram pompa tahrikinde yanlış dönüş yönü, valflerin ters çalışmasına ve doz hatasına neden olabilir. Ardından besleme gerilimi ve faz dengesi ölçülmeli, motorun etiket değerleriyle uyumlu olduğu doğrulanmalıdır. İlk çalıştırma, sistem basınç altındayken değil mümkünse boşta yapılmalı; mekanizmanın serbestçe döndüğü ve anormal bir ses ya da titreşim olmadığı gözlenmelidir.
- Dönüş yönü kontrolü: Motorun etikette belirtilen yönde döndüğünün, valf sıralamasının doğru çalıştığının doğrulanması.
- Faz ve gerilim ölçümü: Üç fazda gerilim dengesinin ve akımın etiket değerleriyle uyumunun ilk kalkıştan önce kontrol edilmesi.
- Kademeli yükleme: İlk çalıştırmanın düşük basınçta yapılıp basıncın kademeli artırılarak motorun davranışının izlenmesi.
- Klemens sıkılığı: Titreşimle gevşeyebilen bağlantıların ilk haftadan sonra yeniden kontrol edilmesi.
Periyodik bakımda en kritik nokta, motorun ısınma davranışının izlenmesidir. Sık devreye giren bir dozaj motorunda gövde sıcaklığının elle ölçülemeyecek kadar yükselmesi, görev tipinin yanlış değerlendirildiğinin ya da soğutmanın yetersiz olduğunun işaretidir. Soğutma kanatları üzerinde biriken toz ve kimyasal tortu, motorun ısı atma kabiliyetini düşürür; bu nedenle gövde düzenli aralıklarla temizlenmelidir. Klemens kutusunun contası ve kablo rakorları, korozif buharın içeri sızmadığından emin olmak için periyodik olarak gözden geçirilmelidir. Mil keçesinde sızıntı ya da rulmanda artan ses, ilerleyen bir arızanın erken habercisidir ve zamanında müdahaleyle büyük onarımlar önlenebilir.
Stok ve Hızlı Teslimatın Proses Sürekliliğine Katkısı
Dozaj sistemleri, çoğu zaman bir tesisin durdurulamayan süreçlerinin parçasıdır. Su arıtmada klor dozajı ya da bir kimya prosesinde reaktif beslemesi kesintiye uğradığında, tüm hat durabilir ya da ürün kalitesi bozulabilir. Bu nedenle motor arızası durumunda yedek motora hızlı erişim, yalnızca bir lojistik kolaylık değil, doğrudan proses sürekliliğini belirleyen bir faktördür. Beklenmedik bir arızada haftalarca tedarik beklemek, çoğu işletme için kabul edilemez bir kayıptır.
HEM Motor olarak geniş bir asenkron motor stoğunu farklı güç, koruma ve yalıtım sınıflarında hazır bulundurmamızın temel nedeni budur. Doğru karakteristikteki motorun raftan teslim edilebilmesi, dozaj sisteminizin en kısa sürede yeniden devreye alınmasını sağlar. Stoktan teslimatın bir diğer avantajı, proje aşamasında alternatif motor seçeneklerini hızlıca değerlendirebilmenizdir; farklı koruma sınıflarındaki motorları karşılaştırarak ortam koşullarınıza en uygun olanı vakit kaybetmeden seçebilirsiniz.
- Yedek motor erişimi: Arıza anında doğru karakteristikteki motora hızlı ulaşarak proses duruşunu en aza indirme.
- Alternatif değerlendirme: Farklı koruma ve yalıtım sınıflarındaki motorları proje aşamasında karşılaştırabilme imkânı.
- Mühendislik desteği: Debi, basınç ve ortam verilerinize göre doğru güç kademesinin birlikte belirlenmesi.
- Uzun vadeli süreklilik: Standart kademelerdeki motorların gelecekteki yenileme ve genişletmelerde de kolay tedarik edilebilmesi.
Doğru motoru doğru zamanda temin etmek, dozaj sisteminizin toplam sahip olma maliyetini de düşürür. Plansız duruşların maliyeti, çoğu zaman motorun kendisinden çok daha yüksektir. Bu nedenle motor seçimini yalnızca teknik bir karar olarak değil, aynı zamanda tedarik güvenliği açısından da değerlendirmek, uzun vadede en sağlıklı yaklaşımdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Dozaj pompası için neden büyük güçlü bir motor gerekmez?
Dozaj pompalarının taşıdığı sıvı debisi tipik olarak düşüktür ve hidrolik güç doğrudan debiyle orantılıdır. Debi küçük olduğunda, karşı basınç yüksek olsa bile gereken güç sınırlı kalır; bu nedenle çoğu dozaj uygulaması vat mertebesinde küçük güçlü motorlarla tahrik edilir. Ancak güç küçük olsa da motorun kalkış torku, devir kararlılığı ve koruma sınıfı doğru seçilmelidir, çünkü bu özellikler sistemin doğruluğunu belirler.
Diyafram pompasında debiyi nasıl ayarlayabilirim?
Diyafram pompasında debi, strok sayısı ve strok boyuyla doğru orantılıdır. Debiyi iki şekilde ayarlayabilirsiniz: mekanik olarak strok boyunu kısıtlayarak ya da motor devrini bir frekans sürücüsüyle değiştirerek strok frekansını ayarlayarak. Sürücü kullanımı, kademesiz ve çok daha hassas bir debi kontrolü sunduğu için özellikle orantısal dozaj gerektiren uygulamalarda tercih edilir.
Korozif ortamda çalışacak dozaj motorunda hangi koruma sınıfını seçmeliyim?
Tozlu ve nemli ortamlar için en az IP55 önerilir; doğrudan kimyasal sıçramaya ya da yıkamaya maruz kalan dozaj istasyonlarında ise IP56 ve üzeri sınıflar tercih edilmelidir. Koruma sınıfının yanı sıra gövde malzemesi, yalıtım sınıfı (tercihen F ya da H) ve klemens kutusunun sızdırmazlığı da korozyona karşı korumada belirleyicidir. İhtiyacınıza uygun koruma sınıfını belirlemek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.









